Önce Özetler…



Uzun zamandır buraya bir şeyler yazmadığımın farkındayım. Gerçekten çok ihmal ettim. İnsan çoğu zaman, yazma eyleminin disiplin işi olduğunu unutup böyle gevşiyor. Bir yerlerde buraya koymak için hazırladığım iki adet, ikisi de yarım yazı olduğunu biliyorum ama onları yeterince iyi bulmadım. Bu nedenle de koymak istemedim. Güzel ve kapsamlı birkaç kitap tavsiyesi yapmadan önce yumuşak bir giriş yazısı ile başlasam iyi olur diye düşünüyorum. Bundan sonraki zamanlarda burasıyla ilgilenmek için daha fazla vaktim olacak nasılsa 😉 Ortalıkta görünmediğim dönemlerde neler yaptım, kendimce neler keşfettim, neleri okudum birazcık onlardan bahsedeyim.

Bu dönemde başıma gelen en güzel iki şeyden biri sözlük yazarı olmam. Uzun zamandır beklediğim ve heves ettiğim bir şeydi bu. Burdan ssg’ye teşekkür etmeyi borç bilirim.:)

Diğeri için sizi biraz bekleteceğim çünkü söylemek için daha uygun bir zamanı bekliyorum.

Bu dönemde ne kadar çok kitap aldığımı hatırlamıyorum bile ama 35-40 kadar olmalı sanırım. Hala da gözüm doymuyor ve almaya devam ediyorum. Okumadığım kitap sayısı sürekli 20 ile 26 arasında geziyor. Bu yazıda gördüğünüz fotoğraflar benim cici kitaplığıma ait. Kitaplık dediğim de 3 tane raf işte… Ama zamanla artıp bir oda dolusu olacak o kitaplar.

Peki aldığın bu 30-40 kitabın içinde neler var diye bir soru yöneltebilirsiniz. Margaret Atwood, Kurt Vonnegut, Alfred Bester, Philip K. Dick, Ray Bradbury, Robert Heinlein ve diğer birçok iyi yazarın kitapları var. Bu dönemde okuduğum yeni yazarlar arasında en çok Alfred Bester hoşuma gitti ama Heinlein ve Kurt Vonnegut da güzel. Bu demek değil ki diğerlerini sevmedim, bilakis çok sevdiğim kitaplar mevcut. Onlara da ilerki yazılarda değiniriz.

İnternette neler keşfettim? Aslında kendim keşfetmedim elbette.:) Hepsini ekşi sözlükten okudum, denedim ve çok beğendim. Bu programları ve uygulamaları biliyor olabilirsiniz, ne de olsa birçok blog yazarı interneti yakından takip ediyor. Ama yine de ben hoşuma gidenleri vurgulamadan geçemeyeceğim.

Öncelikle stumbleupon‘dan bahsetmek isterim. Kendisi çok cici bir toolbar olarak yükleniyor bilgisayarınıza. Ben firefox versiyonunu seviyorum. İlgi alanlarınıza yönelik internet sitelerini ayağınıza kadar getiriyor. Siz de okuyup bilgileniyorsunuz. Özellikle bilim kurgu alanında güzel kaynaklar bulmanızı sağlıyor. Her tıklayışımda internetin nasıl gittikçe genişlediğine hayret ediyorum.

Diğeri del.icio.us, sık kullandığınız internet sitelerini online olarak saklıyor. Evde ve işte ayrı bilgisayar kullanıyorsanız bol bol faydasını görürsünüz.

Ve sonuncusu; sonunda bu rss’miş feed’miş onların ne olduğunu öğrendim:)) google reader kullanıyorum, hatta stumbleupon sayfama bankadan ulaşılamadığı için, google reader’a ekledim. Google reader üzerinden ulaşıyorum stumbleupon sayfalarıma.

Hazır kitaplık demişken, kitaplığımı LibraryThing ile internet üzerine aktarmaya çalışıyorum, o da çok yakında hazır olur sanırım.

Neler yaptım?
Banka müfettişliğinde yaklaşık bir buçuk yılı tamamladım. 6 ay kadar evimden uzakta yaşadım. Ayda birkaç kez dönme imkanım olsa da çalışma temposu buna izin vermedi çok zaman. Ama durumlar yakında değişebilir 😉 Yaklaşık on günlük harika bir tatil yaptım, hayatımın en güzel tatiliydi diyebilirim. Birçok kitap okudum, yine bir o kadar film seyrettim. Şimdilerde Neverwinter Nights 2 oyununa kendimi kaptırmış vaziyetteyim, bağımlılığımdan kurtulmaya çalışıyorum.

Neler okudum kısmı ve onlara dair notlarımı bir sonraki yazıda bulacaksınız. Bu arada mimlemek diye bir şey varmış efendim. Ben buna yeni dikkat ettim. Yanılmıyorsam kahpe cüce tarafından mimlenmiştim. Kendisi herkese hikaye yazdırıyor, bu nedenle ben de kendisinden kelimelerimi talep ediyorum ki ben de kendimi zorlayıp bir şeyler yazayım. Bakalım neler çıkacak?