Üç Cisim Problemi

Çooook uzun bir aradan sonra tekrar merhaba.ThreeBodyTrilogy_web

Döndükten sonraki ilk yazımı son dönemlerde tüm dikkatleri üzerine çeken bir kitaba ayırayım dedim; Üç Cisim Problemi

Nebula ve Locus adayı olmuş, bir de Hugo’yu kazanmış. Beklentiyi yükseltmeye yetiyor da artıyor bile.

Genel olarak kitabı beğendim diyebilirim. 3 kitaptan oluşan bir seriymiş. Her ne kadar seri kitaplardan çok sıkıldıysam da bir kere başlayınca devamını getirmek zorunda hissediyorum. Umarım yakın zamanda diğer iki kitabı da yayımlarlar.

Hikayenin başında Ye Wenjei isimli kızı Çin’de kültür devrimi sırasında babasına işkence yapılmasını seyrederken görüyoruz. Bu kızın üzerinde müthiş bir travma yaratıyor. Babasının ölümünden sonra Çin’in ücra bir yerine sürülüyor ve orada da hayattan birkaç tokat daha yiyor. Sonrasında kaderin bir cilvesi ile kendini çok gizli bir devlet projesinin ortasında buluyor. Devamında diğer karakter olan Wang Miao’ya geçiyoruz. Kendisi nanoteknoloji alanında çalışan bir bilim adamı. O da birden kendisini çok gizli bir hükümet toplantısında buluyor. Adı açıklanmayan bir düşman var ve tüm dünyadaki devletlerin bunlara karşı birleştiğini görüyoruz. Bu noktada içinizden “uzaylılar” dediğinizi duyar gibi oldum. Hikaye Wang’i 3 cisim problemi isimli sanal bir oyuna sürüklüyor. Açıkçası benim kitapta en çok sevdiğim bölümler bunlar oldu. Oyun nereye varacak acaba diye diye heyecanla takip ettim. Hatta gece 2’ye kadar okudum diyebilirim. Ama oyun bölümü açıklığa kavuşunca kitaba duyduğum o aşırı okuma isteği azaldı.

İlerleyen bölümleri anlatmayacağım ama hikayenin güzel bir şekilde ilerlediğini söyleyebilirim. Ye Wenjei ve Wang’ın bir noktada tekrar karşılaştığını da ekleyeyim.

Fizik ve bilim kısmı, her ne kadar bir kısmını anlamasam da, bana etkileyici geldi. Sadece bir noktada bilgisiyle bizi dövmüş diyebilirim onu da aşağıda uyarılarla birlikte açıkladım.

Gelelim beğenmediğim noktalara:

İlki karakterler. Hepsi çok yapay. Karikatür gibiler. Sadece Ye Wenjie karakteri biraz daha başarılı. Bunun sebebi ise geçmişinin detaylı olarak anlatılması. Böylece onun kitap boyunca yaptıklarına bir anlam verebiliyorsunuz. Onun dışında dikkat çeken bir diğer karakter de çatlak bir profil çizen polis Da Shi. Yazarı çok da suçlamıyorum aslında, bazı kitaplar hikayeyi hikaye üzerinden anlatır bazıları da karakterleri merkeze koyarak hikayeyi anlatır. Bu 1. türden bir kitap.

Diğer bir nokta da kitabın sonundaki 0-1-2-3 vb boyutlara dair yapılan açıklamalar. Temel fizik bilgim var ama anlatılanların çoğunu anlamadım. Bir noktadan sonra takibi bırakıp, bla bla evet bla bla evet, diye diye o bölümleri okudum geçtim. İtiraf ediyorum çok sıkıldım. 🙂

Kitabı okumadıysanız bu noktadan sonrasına bakmayın.

 

Karakterlerin saçmalığının diğer örneği ise intihar eden bilim adamları. Evet birçok fizikçi veya matematikçi hayatını bilime adıyor ama bilimsel yasalar çalışmıyor veya bildiğim bütün fizik yanlışmış diye birisinin intihar edeceğini düşünmek bana çok saçma geliyor. Olayı dramatize etmek için kullanılan bir hikaye öğesi olmuş bu durum.

Bir de 3 Cisim problemi oyununu çözen insanların sadece 2 kez bir araya gelip sonrasında hemen uzaylı tarikatı müridi olmaları da gayet saçma olmuş.

 

 

Artık bakabilirsiniz.

Son söz; ilginç bir hikayesi olduğunu söyleyebilirim ama karakter derinliği yönünden zayıf kalıyor. Yine de okumanızı tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir