Ölümsüz

deathlessMonokl Yayınları güzel kitaplar yayımlamayı başarıyor birkaç zamandır. Silo ve Elif’i okudum. Onlarla aynı zamanda aldığım Ölümsüz’e ise anca sıra geldi.
Kitapta Rus ve Slav mitolojilerindeki mitler kullanılmış. Hikayenin en temelinde ise “The Death of Koschei the Deathless” “Ölümsüz Koşey’in Ölümü” veya Marya Morevna diye adlandırılan efsane var.
Marya, Çarlık Rusya’sından SSCB’ye geçerkenki dönemde doğar ve büyür. Büyük malikanelerinde tek bir aile olarak yaşarken devrimle birlikte 11  aile yaşamaya başlarlar. Marya ablasına talip olarak gelen kuş-adamlarla ve domovoy (ev cini) ile hayatın sihirli yüzünü görür ve senelerce kendi sihirli talibini bekler. Ama Marya’nın talibi bir kuştan çok daha korkunç bir şeydir. Koşey yani Yaşam Çarı, bir gün malikanenin kapısını çalar ve Marya’yı kendi ülkesine götürür.
Kitabın bir noktaya kadar iyi gittiğini söyleyebilirim, Marya’nın ablasının taliplerinin kuş olması, evde yaşayan domovoylar, Marya’nın Buyan’daki dostları ve Baba Yaga’nın ona verdiği üç görevi gerçekleştirme çabası, bu kısımlar gerçekten peri masalı gibiydi ama sonrasında İvan’ın ortaya çıkışıyla tempo ve anlatımdaki o sihir kayboldu.
Ama bu kitapta beni en çok etkileyen bölüm spoiler olsa da yazacağım, Leningrad kuşatma altındayken ve herkes açıklıktan kırılırken Sofia bebeğin açlıktan kör olmuş halde yatmasına rağmen Marya’nın her sabah uzattığı sihirli elmadan payına düşeni almak için elini uzatması oldu. Bir  anne olarak gözlerim doldu ve savaşlara tekrar lanet ettirdi.
Bu masalsı hikayenin arka planında az da olsa savaş ve komünizm eleştirisi olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.
Biraz goodreads’deki yorumlara da baktım. Birçok kişi, Koşey kötü bir karakter onu almış ve sevilesi yapmış buna nasıl cüret eder gibi bir yaklaşım sergilemişler. Mitlerin yeniden yorumlanması aslında tam da bu demek değil mi? %100 aynı şekilde yazılacaksa ne anlamı var?
Son söz; Rus ve Slav hikayelerini bilseydim sanırım okurken daha rahat ederdim. Eğer 20 yaş ve altında olsaydım da bu kitabı çok sevebilirdim. Koşey ve Marya’nın birbirine acı çektiren aşkı eminim beni çok etkilerdi. Ama artık yaşlanmışım. 🙂  Mutlaka alınması gereken bir kitap değil. Hatta kadın okuyucular daha çok sever diye düşünüyorum.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir