Kitap İnceleme: The Accidental Time Machine

The Accidental Time Machine

 

Bu haftanın kitabı yine bir bilim kurgu. Zamanda yolculuk makalemi yazarken varlığından haberdar olduğum bu kitabı okumaya ancak vakit bulabildim. Öncelikle şunu söylemeliyim henüz Türkçe’ye çevrilmedi, bu nedenle okumak istiyorsanız yurt dışından sipariş etmek durumundasınız. Joe Haldeman’ın ismini İthaki’den yayımlanan Bitmeyen Savaş ve Bitmeyen Barış kitaplarından hatırlıyor olabilirsiniz.  Ben henüz onları okumadım ama bu kitaptan sonra okuma listemde ön sıralara çekebilirim.


Son zamanlarda okuyacağım kitaplarla ilgili fazla ayrıntılı bilgi öğrenmemeye çalışıyorum ki önyargı veya beklenti ile kitaba yaklaşmayayım. Bu kitapla ilgili tek fikrim, bir adamın yanlışlıkla zaman makinesine girerek yolculuk ettiğiydi, ancak fikrim yanlışmış. Baş karakterimiz Matthew Fuller MIT’de fizik alanında (doğal olarak) asistanlık yapan bir genç. Bir gece çalışırken kendi yaptığı calibrator’ün* reset tuşuna basıyor ve cihazın önce 1 saniyeliğine, 2. kez bastığında ise 10 saniyeliğine ortadan kaybolduğunu fark ediyor. Bu veri ile bir hesap yaptığında makinenin ileri gidişleri arasındaki sürenin gittikçe açıldığını görüyor. Mesela 5. basışta zamanda 6 saat 48 dk, 6. basışta ise 3,34 gün ileri gidiyor. Ancak Matt’in makinesinin kusuru, ki buna kusur denir mi bilemem, zamanda sadece ileriye doğru gidebilmesi. Aslında zaman makinası olabilecek hiçbir özellik taşımayan bu aletin bu özelliğini gören Matt, fizik alanında çığır açmak için kendini zaman yolculuğu deneği olarak kullanmaya karar veriyor.

Benim beklentim, yazarın karakterini günümüz zamanının çok ötesine taşımayacağı yönündeydi, ancak hikaye ilerledikçe bunun tersi gerçekleşti. Distopik ve ütopik birkaç farklı geleceğe sürüklenen kahramanın kendi geldiği zamana dönebilmesi için ileriye doğru gitmesi bir noktadan sonra kaçınılmaz oldu. Yazarın yarattığı distopik gelecek dini mucize adı altında teknolojik illüzyonlar yaratılarak dünyanın kontrol edilmesini gösterirken, ütopik kısımda ise tüm dünyadaki düşünme ve fiziki işlerin makinelere terk edilmesinin etkilerini gösteriyor. Özellikle bu kısım bana Asimov’un şu videosunu hatırlattı. Videonun alakalı olduğunu düşündüğüm kısmını aşağıya yazdım:

“We should leave all that to the computers. We can leave to ourselves what computers cannot do, such things as imagination, creativity, fantasy, intuition and problem solving where we don’t have to have the exact conditions or know exactly what is happening. We have an intuitive feeling of what the solution could be. No computer can do that. We can save our own brains for that purpose.”

Ancak kitapta Haldeman, Asimov kadar umutlu bakmamış ve tüm işi yapay zekaların yapması durumunda insanoğlunun tembelleşeceğini düşünmüş. Roman, kahramanın maceralarına odaklandığı için onun ziyaret ettiği distopik zamanların nasıl o hale geldiği konusunda ise derinlemesine bir bilgi vermiyor, üstünkörü anlatarak geçiştiriyor. Ayrıca makinanın zamanda geriye gidememesi yazarın paradokslara bulaşmadan güzel bir hikaye anlatmasını sağlıyor.

Kitabın anlatımı ve İngilizcesi çok ağır gelmedi, tasvirden çok olay anlatımları olduğunu söyleyebilirim. Belki bunda yazarın fizikçi ve astronom olmasının payı olabilir. Kitap boyunca yazar bu özelliklerinden de sonuna kadar faydalanıyor. Ayrıca kitabın sonunda kitap için kendisinin uydurduğu ve kimse ile henüz paylaşmadığı teorisinin, kitabın yazım süreci sırasında bilim adamları tarafından da düşünülüp hakkında makale yazılmaya başlandığından da bahsetmiş. Sanırım bilim kurgunun geleceği tahmin edebilecek kudrette olduğunu gösteren güzel bir örnek oldu bu. 🙂

Yakın zamanda okuduğum iyi kitaplar arasında sayabilirim ve gönül rahatlığıyla size tavsiye ediyorum. Umarım Türkçe’ye çevrilir de daha fazla kişinin okuma şansı olur.

*”All the calibrator was supposed to do was supply one reference photon per unit of time, the unit of time being the tiny supposed “chronon”: the length of time it takes light to travel the radius of an electron. Nothing to do with disappearing.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir