Kitap İnceleme: Anadolu Korku Öyküleri

Bir önceki kitap değerlendirmem bizden korkularla ilgiliydi, buradan okuyabilirsiniz. Bütünlüğü bozmamak için 2010 kitap fuarından aldığım Anadolu Korku Öyküleri ile devam edeyim dedim.

Eserin üzerinde bol emek harcandığı ve çalışıldığı belli. Giovanni Bey’in önsöz yazması da bunu destekler nitelikte zaten. Sanırım ikincisini çıkarmayı planlıyorlar ancak ne zaman okuyabiliriz bir bilgim yok.

Genelde kitaplarımı serviste veya yatmadan önce okuyorum, bu kitabı gece okumaktan ilk anda kaçınsam da sonradan bunun yersiz olduğunu gördüm. Senelerdir Stephen King okumaktan sanırım biraz bağışıklık kazandım. :)

Kitap altı bizden – yerel korku öğeleri- öykü içeriyor. Genel olarak beğendim diyebilirim. Sırayla hepsine değinmeye çalıştım.

 

Karatepe – Koray Günyaşar

Okumak için gittiği kentte tutunamayıp köye dönen gencin orada yaşadıklarını anlatan bi hikaye. Kitapta en az hoşuma giden bu öykü oldu. Bir olay hikayesinden çok durum hikayesi gibiydi ve öykü bittiğinde bir şeyler eksik kalmış gibi hissettim.

 

Gerçekte Onlar Hayvanlar Gibidir… – Ayşegül Nergis

Bir ilçedeki devlet hastanesine atanan doktorun amcasına ait bir köy evinde kalmasıve bu köyde yaşadığı tuhaflıkların anlatıldığını söyleyebilirim. Hikayenin konusunu ilgi çekici buldum fakat akışta bazı atlamalar var gibiydi. Mantık hatası gibi değil belki ama akışta anlatılması gereken bazı noktalar açıklanması güç olacağı veya hikayeyi karmaşıklaştırıp uzatacağı için atlanmış gibiydi. Mesela hastanede çalışmasına rağmen kimseyle arkadaş olmaması benim tuhafıma gitti. Üstelik hikayenin ortasından sonunun tahmin edilebilir olması da okuma zevkini azalttı diyebilirim.

 

Kuyu – Demokan Atasoy

Köydekiler tarafından hem dışlanan hem de gizli gizli yardımı talep edilen Anşa adlı bir kadının ve tüm bir köyün yaşadıklarının öyküsü. Farklı olana duyulan tepkinin, dışlayışın işlendiği güzel bir öykü. İnsanlara dair başarılı gözlemler içeriyor ve sonu da gayet şaşırtıcı. Beğendiğim öykülerden biri oldu.

 

Gelin Otu – Işıl Beril Tetik

Öykünün yarattığı heyecanla hızlıca okuyup bitirdim. Okuma zevkinizi bozmadan anlatmam gerekirse; Türk korku öykülerinde yer alan canavarlardan biri kullanılmış. Senelerce önce bu yaratığı ilk duyduğumda hiç korkutucu gelmemişti. Ancak bu öykü ile beraber ne kadar rahatsız edici olabileceğini gördüm. :)

 

Cevizin Gölgesi Hain Olur – Kayra “Keri” Küpçü

bir çobanın dağın başındaki ceviz ağacının altında ölmüş sevdiğiyle yeniden karşılaşması anlatılmış. Öykü bittiğinde bir hikaye değil de bir köy efsanesini okumuşum gibi geldi.

 

Güzay’ın Bin Dilek Ağacı – Galip Dursun

Garip rüyalar gören Zeynep’in rüyalarının kaynağını bulup bunlara bir son verme çabası anlatılmış. Ancak bazı noktalarda kopmalar yaşadım diyebilirim. Bazı olayların neden gerçekleştiğini açık bir şekilde anlayamadım. Ama bunlar dışında gerçekten hoşuma giden bir öykü okudum diyebilirim.