Sahaf Festivali


Son iki senedir Taksim Gezi Parkı’nda düzenlenen sahaf festivaline uğramadan edemiyorum. Bu seneki benim için geçen seneye göre daha bereketsiz geçti. Ama bu duruma festivalin sonuna doğru uğramış olmamın da etkisi var sanıyorum. Geçen sene bana eşlik eden sınıf arkadaşım Dilek bu sene de benimleydi. Alayım mı almayayım mı hezeyanlarımı kısa sürede sona erdirme konusunda çok yardımı dokundu.:) Bu fotoğraftakiler de fuardan topladıklarım. Üstüne tıklarsanız daha büyük görebilirsiniz.

Gelelim aldıklarımızın ayrıntılarına: Baskan Yayınları’nın koleksiyon amacıyla topladığım serisinden 3 kitap aldım, geçen senekilerle beraber 7 kitap oldu elimde. H.G. Wells’in “War of the Worlds”‘ünün “Dünyanın Sonuna Doğru” olarak çevrildiğini de buraya eklemeden geçemeyeceğim. Dune serisini hem uygun fiyatlı hem de iyi durumda oldukları için aldım. Dune’un Sarmal Yayınları’ndan çıkan çevirisinin çok övüldüğünü duymuştum ancak Kabalcı’daki çevirisini Dost Körpe’nin yapmış olduğunu görünce aklımda iyi olmadığına dair bir şüphe kalmadı. Daha önce Lanetlenme Oyunu kitabını okuduğum Clive Barker’a Kan Kitapları’yla bir kez daha şans vermek istedim. Açıkcası o kitaptan beklediğimi bulamamıştım. Belki de arkasındaki övgü dolu sözlerden sonra beklentim çok yükselmişti, bilemiyorum. Black Powder War ise Türkçe Bilim Kurgu ve Fantastik sitesi olmasa almayı aklımdan bile geçirmeyeceğim bir roman. Kendisinin buradaki tanıtımını okuduğum için bu şeker şeyi diğer kitapların arasından çekip alabildim. Sadece 5 tl verdiğimi de eklemeden geçmeyeceğim 🙂

Sahaflardan kitap almanın en zevkli yanı içerdiği sürpriz faktörü. Karşıma hangi kitapların çıkacağını bilmemek küçük bir heyecan yaratıyor. Küçük kitap dağlarının arasından beğendiğiniz bir kitabı bulup çıkarmak efsanevi bir kolyeyi bulan arkeolog coşkusu yaşatıyor. Mesela Sadık Yemni’nin Yatır kitabını o an erişemeyeceğim bir rafta görünce mamaya uzanan bebek gibi sesler çıkaracaktım az kalsın. İnsana hep tembih ederler, pazarlık yaparken ürünü çok beğendiğinizi belli etmeyin yoksa iyi pazarlık yapamazsınız diye. Sahaf benim heyecanımı fark etmesine rağmen çok yüksek bir fiyat söylemedi sağ olsun. Onu da 11-12 lira gibi bir fiyata aldım yanılmıyorsam.

Gezimin en komik anı ise fantastik kurgu sever bir arkadaştan ayar yemem oldu. Elinde yanılmıyorsam İlkbahar Şafağı Ejderhaları vardı ve benimle aynı kitaplara uzanıp duruyordu. Ben de dayanamadım laf attım “Aradığınız bir şey var mı?” diye. Sanki ben çok biliyorum ya tüm kitapları! 😀 Bu serinin ilk kitabını aradığını söyledi, ben de Güz Alacakaranlığı Ejderhaları’nı araması gerektiğini söyledim. Kendisi ise aslında tüm hikayenin başka bir kitapta başladığını anlatan kısa bir açıklama yaptı. Ben de gördüğünüz üzere ayarı yemiş oldum 😀

Eğer bu festivale daha önce gitmediyseniz seneye mutlaka uğrayın, çünkü kendinize göre bir şey illa ki bulacaksınız.

Sevgiler,
Müge

Kitap Fuarı 2010


Merhaba!

Yine bir kitap fuarı yazısı ile karşınızdayım! Her sene alacağım kitapları bir excel tablosuna yazar, birçok sanal kitapçıyı inceleyip en uygun fiyat nerede tespit eder ve not alırdım. Bu seneki kitap fuarı için önceden hazırlık yapamamıştım. Eski excel dosyamı bilgisayarın derinliklerinden çıkarıp,geçen fuarda aldıklarımı sildim. 15 dakika kadar idefix’te gezdim, biraz kitaplığıma bakıp elle notlar aldım. En fazla 3-4 kitap alırım derken bu plansızlığımın sonucu ne oldu dersiniz? Tam 26 tane kitap aldım!
İlk olarak Laika Yayıncılık’ın standına uğrayıp, Anadolu Korku Öyküleri ve Göktuğ Canbaba’nın yeni çıkan kitabı Tılsım-ı Kudret’i satın aldım ve hemen imzalaması için kendisine uzattım 🙂 Blogunu da takip ettiğimi, arada Kayıp dünya’da yazılar yazdığımı söyledim. ( Şu aralar üzerinde çalıştığım bir yazı var, eğer bitirebilirsem KD’de okuyacaksınız) O sırada frp.net’in admini ile de tanıştım, ama şaşkınlığıma geldi böyle bir iki lafı bir araya getirip ayrıntılı konuşmadım.

Sonraki alışverişim kaçınılmaz olarak İthaki’nin standında gerçekleşti. Yine “Burada bir şey bulamam, okumak istediklerimin çoğunu aldım zaten.” derken, Neil Gaiman’dan Yokyer’i, Andreas Frangias’tan Veba’yı (standın başında duran arkadaş kitabı kendisinin okuduğunu söyleyerek tavsiye etti, ben de ayaküstü yaptığımız sohbet neticesinde kendisinin zevkine güvenip aldım), Terry Pratchett’ın Diskdünya’sının Türkçe’ye son çevrilen kitabı Faust-Eric ve Phillip Pullman’ın çok beğenilen serisi His Dark Materials’ı satın aldım.

Bütçemin ortasına bomba gibi düşen yayınevi ise Metis oldu. David Eddings’in Belgariad ve Mallaryon serilerinde, Barış Müstecaplıoğlu’nun Perg Efsaneleri, Yiğit Değer Bengi’nin yayıma hazırladığı 1002. Gece Masalları adlı kitapta harika indirimler vardı. Bu saydıklarımın hepsine 76 TL (20 adet) verdim. David Eddings’in kitaplarını online olarak bulma şansım elbette vardı ama yayınevlerini bu alanda teşvik etmek amacıyla kitap almakta fayda var diye düşünüyorum.

Kütüphaneme katılan diğer kitaplar ise Kazuo İshiguro’dan Beni Asla Bırakma, çok kez methini duyduğum ama almayı aklıma getirmediğim Sabahattin Ali-Kürk Mantolu Madonna ve Stephen King’in Yazmak Üzerine’si oldu.

Okudukça sizlerle yorumlarımı paylaşmaya çalışacağım. Bol bol okumanız dileğiyle!