ordan burdan, ortaya karışık


Bugün öyle kafama ne eserse onu yazayım dedim.Biraz da gözlem gücümden faydalanacağım.
Aşağıya hemen bir fotoğraf ekledim.Son İstanbul ziyaretimde çektim.Ben ilk gördüğümde pek bir güldüm umarım sizi de güldürür.Tabi fotoğrafı anlayabilmek için Yu-ma-tu olayını da bilmeniz gerekiyor.Onu da bir zahmet ekşi sözlükten okuyunuz.buyrun link altta.

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=yu+ma+tu

Bugün Hülyayla buluşalım dedik.Aynı şehirdeyiz ama pek görüştüğümüz yok.Bir kafeye gittik oturup muhabbet ederiz hem bi yandan da cappuçinomuzu içeriz dedik.Hay demez olaydık.Çok iğrenç bir şey geldi ki kahve demeye dilim varmıyor.Ben biraz zorla morla içtim.Hülya tutturdu bu cappuçino tuzlu diye.Duruyo duruyo “yok yok bu tuzlu!” diyo.Öldürdü beni gülmekten.

Bir de bugün orada otururken aklıma bişi geldi.

“yalnız masa”

nedir yalnız masa?bence boş olan bir masa yalnız değildir.Sandalyeleri olmayan bir masa yalnız bir masadır.Öyle tek başına durur, etrafında birşey yoktur.Pek bir hüzünlüdür sanki.Yine masalık görevini yapar üstüne bişi koyarsın ama yalnızdır işte.Eksiktir belki bilmiyorum.Bu da öyle bir fikir işte!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir